Şişli
Acıbadem
SPESİFİK TESTLER

ANCA ( Anti-nötrofil sitoplazmik antikor )


ANCA Testi

Bu test özellikle vaskülit denilen damar iltihaplanması ile giden hastalıkların tanı ve takibinde kullanılır. Sistemik vaskülitler için oldukça duyarlı ve özgül testlerdir. Bu antikorlar kişinin immun sistemi tarafından üretilen esas olarak IgG tipinde otoantikorlardır ve lökositlerin bir tipi olan nötrofillerin içinde bulunan proteinleri hedef alırlar. En fazla hedef aldıkları proteinler myeloperoksidaz(MPO) ve proteinaz 3(PR3)’tür. ANCA testiyle bu otoantikorların kandaki varlığı tespit edilir ve ölçülür.

C–ANCA öncelikle Wegener Granulomatozusu, p-ANCA ise Churgh-Strauss Sendromu ve Mikroskobik PAN gibi hastalıkların seyrinde pozitif saptanır. Daha önceleri nispeten nadir olarak tanımlanan bu hastalıklar ANCA testinin yaygın kullanımıyla daha sık ortaya çıkmaktadır. Bu durum daha önceleri tanı konulamadığı için hastaların belirlenemediğini göstermektedir.

Bu vaskülitler orta ve küçük çaplı damarların inflamatuar hastalığıdır. Sıklıkla hızlı ilerleyen glomerulonefrit ve diğer böbrek sorunlarıyla ortaya çıkarlar. Bunun yanında diğer organ sistemlerini de tutabilirler. Böbreklerin yanında sıklıkla akciğer ve periferik sinir sistemini de etkilerler. Tedavi edilmezse bir yıl gibi kısa süreler içinde bile ölümle sonuçlanabilirler. Mevcut tedaviler bu hastalıkların prognozunu oldukça iyileştirmektedir ancak yine de etkilenen hastalar olumsuz sonuçlara maruz kalma riskini taşırlar. ANCA ile ilişkili vaskülitler küçük damarların nekrotizan inflamasyonuyla karakterizedir.


Üç tip tanımlanmıştır:

Bu hastalıkların tanısı için ANCA pozitifliği yararlı bir belirteçtir ancak mükemmmel bir belirteç değildir. Çünkü GPA veya MPA mevcut olduğu halde ANCA negatif olan hasta oranı %10-20 civarındadır. EGPA varlığında ANCA negatifliği % 60’lara ulaşabilmektedir.

ANCA testleri çoğunlukla indirekt immunfloresan mikroskobi (IFA) yöntemiyle uygulanır. Serum örnekleri otoantikorlarla reaksiyona girebilmeleri için nötrofillerle karıştırılır. Sonra örnek bir camın(slide) üzerine yayılarak etanol ile fikse edilir, floresan etiketli anti-human immunglobulinlerle boyanır ve floresan mikroskop altında incelenerek görüntü paternleri kaydedilir. Başlıca c-ANCA, p-ANCA ve a-ANCA olarak üç görüntü paterni vardır:



Atipik ANCA indirekt İmmünfloresan teknikte sitoplazmik ve periferik boyanma örneği arasında kesin ayrım yapılamayan bir örnektir. Katepsin G, elastaz, laktoferrin gibi antijenlere karşı gelişir. Romatoid artritte, ilaca bağlı vaskülitlerde ve inflamatuar barsak hastalığında, kronik enfeksiyonlarda görülebilir.

ANA'nın eşzamanlı varlığı etanol ile sabitlenmiş nötrofillerde p- ya da a-ANCA ile benzer bir görünüm sergileyebildiğinden, formalin gibi çapraz bağlanma fiksatörleri ile nötrofillerin fiksasyonu önerilmektedir. ANA, formalinle sabitlenmiş nötrofillerde nükleer boyanmayı gösterirken p- veya a-ANCA ağırlıklı olarak sitoplazmik lekelenme gösterir.

ANCA’nın özgül olduğu antijenleri (PR3, MPO ve katalaz, lizozim, elastaz, katepsin gibi) belirlemede ELISA yöntemi önemlidir. Hastalarda ANCA tayinin hem indirekt immünfloresan, hem de ELISA ile yapılması ve sonucun birlikte değerlendirilmesi hassasiyeti ve özgüllüğü artıracaktır.


ANCA testi ne zaman istenir?

Hastalarda sistemik otoimmun vaskülitleri düşündüren semptom ve bulguların varlığında bu testler istenir. Hastalığın erken dönemlerinde özgül olmayan semptomlar vardır;


Hastalığın ilerlemesiyle damarlarda oluşan hasardan dolayı çeşitli komplikasyonları da içeren bulgular ortaya çıkar;


Sistemik otoimmun vaskülit tanısı konulan hastalarda periyodik takip için de bu testler kullanılabilir. Ayrıca inflamatuar bağırsak hastalıklarının(İBD) ayırımında da kullanılabilirler.


ANCA Testlerinin Değerlendirilmesi

ANCA test sonuçları diğer laboratuvar test sonuçları, görüntüleme sonuçları ve hasta semptomları da dikkate alınarak çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.

Eğer ANCA testi pozitif ise bir sonraki aşama antikor titresi olarak adlandırılan kanda mevcut olan antikor miktarını belirleme aşamasıdır. Bunun için serum örnekleri belli oranlarda dilüe edilir ve her dilüsyonda antikor varlığı ölçülür. Antikor varlığının tespit edildiği en yüksek dilüsyon antikor titre sonucu olarak verilir. 1/20 titrenin altındaki sonuçlar negatif kabul edilir (Negatif: 1/20 titre den küçük ise)